Damar tıkanıklıklarına ameliyatsız tedavi


Ani olan tıkanıklıklarda bacakta şişlik, morarma ve şiddetli ağrı ve bazen bacağın soğuması görülebilir.

Damarlarda tıkanıklık veya daralma şeklinde ortaya çıkan periferik damar hastalıkları; bacakta yürürken ağrı, uyuşma, güçsüzlük, cilt rengi değişikliği ve tırnak bozuklukları ile ortaya çıkabilmektedir. Ani olan tıkanıklıklarda bacakta şişlik, morarma ve şiddetli ağrı ve bazen bacağın soğuması görülebilir. Memorial Hizmet Hastanesi Girişimsel Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Suat Altınmakas, periferik damar hastalıklarının tedavisinde modern uygulamalar ve EKOS yöntemi hakkında bilgi verdi. Damarlarda gelişen ani tıkanıklıkların tedavisi konusunda son yıllarda uygulamaya giren EKOS sistemi, damar içindeki pıhtının ultrason dalgaları yardımı ile parçalanması ve pıhtı eritici ilaçlar ile tamamen ortadan kaldırılması şeklinde uygulanmaktadır. Pıhtı ile tıkanan damarın içine “kateter” adı verilen plastik bir boru yerleştirilir ve bu borunun içine damardaki pıhtı üzerine ultrason dalgaları ve ilaç uygulayan özel bir malzeme konulur. EKOS sistemi tüm büyük damar sistemlerindeki pıhtılaşmalar için kullanılabilmekle birlikte sıklıkla akciğer embolisi, bacak toplardamarlarındaki pıhtılaşmalar, bacak ve kol atardamarlarındaki ani tıkanıklıklar için kullanılmaktadır.

Erken teşhis ve tedavi hayati önem taşır

Akciğer embolisi genelde bacak damarlarındaki pıhtının akciğere atması, akciğer atardamarının ani olarak tıkanması ve akciğerin bir bölümünün kan alamadığı için devre dışı kalması durumunda hayati tehlike oluşturabilmektedir. Büyük bir damarın tıkanmasına neden olan bir pıhtı akciğere attığı durumda tanı çok hızlı konulup, tedavi başlanmadığı takdirde hayat tehlike ortaya çıkabilmekte ya da hastalar hayat boyu nefes darlığı, bacaklarda ve karında şişlik gibi sorunlarla yaşamak zorunda kalmaktadır.

Daha düşük kanama riski ile daha yüksek damar açıklığı sağlanır

Hastalık tanısı yeterince hızlı konduğunda EKOS tekniğini uygulama imkanı yok ise; geleneksel tedavi olarak hastalara etki gücü son derece zayıf olan pıhtı eriticiler verilmektedir. Etki gücü çok yüksek pıhtı eriticiler verildiğinde ise beyin kanaması veya mide bağırsak sisteminde kanamalar ortaya çıkabilmektedir. EKOS sisteminin avantajları burada ortaya çıkmaktadır. Hastalara ultrason dalgalarının pıhtıyı parçalama gücü nedeni ile çok güçlü pıhtı eriticiler çok düşük dozlarla etkili bir şeklide verilebilmekte, sonuç olarak da; daha düşük kanama riski ile çok daha yüksek damar açıklığı sağlanabilmektedir. Elde edilen başarılı sonuç hastaların ölüm oranlarını düşürmekte ve yaşam kalitesini artırmaktadır. Şeker hastalığı, vücuttaki fazla kilolar, uzun süreli yatmayı gerektiren hastalıklar, ortopedik kalça ve diz ameliyatları ile uzun süreli hareketsiz kalınan yolculuklar, ani toplardamar tıkanıklıkları akciğer embolisine davetiye çıkarıyor. EKOS sistemin yaygın olarak kullanıldığı bir diğer alan; bacak derin toplardamarlarındaki tıkanıklık durumudur. Bu, her yaştan insanı etkileyebilen, özellikle uzun süreli yatarak tedaviler ve uzun süreli yolculuklar ile bazı genetik hastalığı olanlarda ya da hamilelerde sık görülen bir durumdur. Bu hastalık genellikle tek taraflı olarak bacak veya seyrek olarak kolun ani ağrılı şişliği ile kendini göstermekte, bazen sadece diz altı bölgeyi bazen de tüm bacağı etkileyebilmektedir. Bu rahatsı- zlık özellikle tüm bacağı etkilediğinde bacakta hayat boyu geçmeyecek şişlik, ağrı ve yaralar ile seyreden bir hastalığın öncüsü olabilmektedir. Günümüzde yaygın ve eski bir tedavi yöntemi olarak bu hastalar sadece basit kan sulandırıcılar ile tedavi edilmeye çalışılmakta olup, nadiren farklı tedavi seçenekleri sunulmaktadır. EKOS sistemi bu hastalarda başarılı sonuçlara alınmasını sağlamaktadır. Ayrıca sistem bazı kalp hastalıklarında kalpte oluşan pıhtının diğer organların damarlarına özellikle de bacak atardamarına atılması ile ani olarak gelişen bacakta soğuma, morarma, bacağın hızla kangren olması gibi durumlarda da ameliyatsız bir şekilde iyileşme sağlayabilmektedir.kat edilerek yapıldığında baş ağrısı ihtimali yoka yakındır ve gençlerde daha sık görülür. Spinal anesteziye bağlı baş ağrısı şikayeti bol sıvı alımı ve ağrı kesici ilaçlarla maksimum bir haftada iz bırakmadan geçer. Her ikisinde de dokunma hissi kaybolmaz ama acı hissetmezsiniz. Spinal anestezide kas gevşemesi daha iyi olup karın içi cerrahiler, kalça ve diz ameliyatlarında tercih edilir. Günümüzde hem cerrahi kas gevşemesini yeterli sağlamak, hem de baş ağrısı ihtimalini ortadan kaldırmak için kombine epidural anestezi yöntemi tercih edilmekte olup, tek başına epidural veya spinal anesteziye üstünlükleri vardır.

Ameliyat öncesi anestezi uzmanı hasta ile neden görüşüyor?

Hastanın anestezi muayenesi ve değerlendirilmesi sırasında bilgilendirilmesi yapılarak onamları alınır. Ameliyat öncesi sorularına yanıt almış, bilgilenmiş hastanın endişe ve heyecanı önemli ölçüde giderilmiş olur. Bazı konularda hastaya yapılacak bilgilendirme ve uyarılar ise hayati önem taşır. Örneğin hastanın açlık süresi. Bu konuda bilgilendirme yeterli ve doğru bir şekilde yapılmazsa hastada anestezi uygulaması sırasında hayati sorunlarla karşılaşılabilir. Gerek bu ve diğer bilgilendirmeler, gerekse tetkik ve muayeneler doğru yapıldığı takdirde anestezinin güvenilirliği de son derece yüksektir.


Hangi yöntemler uygulanabiliyor?

Uygulanan anestezi yöntemleri genel ve bölgesel olmak üzere ikiyi ayrılır. Genel anestezi, ağrı duygusuyla birlikte, bilinç düzeyi tamamen ortadan kalkacak şekilde yapılan anestezi işlemidir. Genel anestezisinin bir alt yöntemi ise sedasyon olarak tanımladığımız yöntemdir. Burada hasta, yapılan işlemin ağırlık derecesine göre yarı bilinçli ya da tamamen bilinçsizdir, ağrı duygusunu hiç hissetmez ya da çok az miktarda hisseder. Örneğin; ağrı nedeniyle hareketsiz duramayan kişilerde, kapalı alan korkusu olanlarda, çocuklarda MR çekimi esnasında hareketsiz kalması istendiğinde çok hafif dokunuş- la uyandırılacak derinlikte sedasyon tarzında anestezi uygulanabilir. Uyanma dakikalar içinde hemen gerçekleşir. Bölgesel anestezi ise yaşamsal fonksiyonlarda değişiklik yapmadan cerrahi işlemin oluşturacağı ağrıyı yaşamamanızı ve yapılanları acı olarak hissedilmemesini sağlarken bilincinizin açık olduğu anestezi uygulamalarını kapsar. Bölgesel anestezinin seçimi cerrahi alanın yeri ve niteliğine göre değişir; spinal anestezi, epidural anestezi ve bölgesel sinir blokları gibi. Genellikle bu sırada yapılan işlemlerin sesini duymamanız ve heyecanınızı azaltmak için damarınızdan hafif etkili bir uyku ilacı verilir. Operasyon bittiğinde lokal anestezinin etkisi devam ettiğinden dolayı ağrısız ve uyku ilacının etkisinden dolayı da işlemi hatırlamayacak şekilde tatlı bir rehavet içinde olursunuz.

Ameliyat sonrası anestezi uzmanının görevleri nelerdir?

Ameliyat ve anestezi süreçlerinin tümünde hastanın hayati fonksiyonlarının kontrol ve devamlılığı anestezi uzmanlarının sorumluluğundadır. Anestezi uzmanı ameliyat hastasını ameliyathane salonlarının hemen yanında bulunan derlenme (uyanma) odasında takip ve tedavilerini sürdürür. Hastasının ağrısının giderilmesinden ısıtılmasına, bulantısının giderilmesinden tansiyon ve solunumunun normale döndürülmesine kadar hastayı yakından takip eder. Bilinci açık, uyanık halde ameliyathane kapısında servis hemşiresine teslimine kadar ilgilenir.

Popüler Yazılar