EŞSİZ BİR KULLANICI DENEYİMİNİN YANI SIRA ÖMÜR BOYU GARANTİ AVANTAJIYLA VARSA YOKSA MÜŞTERİ DİYEN BİR MARKA: “ARUBA”

0
32

 

Dijital alandaki hızlı değişimler ve gelişmeler tüm sektörleri yakından ilgilendiriyor. Günün gerekliliklerine uyum sağlamanın yanı sıra, kullanıcı memnuniyetini de en üst seviyelere taşımak isteyen kurum ve kuruluşlar için doğru üreticiye ulaşarak, doğru ürünleri satın almak ise oldukça önem taşıyor.

Bir Hewlett Packard Enterprise şirketi olan Aruba, müşterisini odağına alarak, kaliteli ve sürekli gelişim sağlayan ürün gamı ile kullanıcılara büyük kolaylıklar sağlıyor. Kurulumdan servis ayağına kadar üstün hizmet anlayışı çerçevesinde hizmet eden marka, ürünleri için ömür boyu garanti de veriyor.

Aruba Türkiye Ülke Müdürü Ersin Uyar ile oldukça keyifli bir röportaj gerçekleştirdik ve Aruba’nın sizler için sağlayacağı eşsiz avantajları konuştuk…

 

 

 

Gerek dijitalleşme gerekse dijital dönüşüm kapsamında ortaya çıkan gereklilikler ve dikkat edilmesi gereken önemli hususlar konularındaki fikirlerinizi öğrenebilir miyiz?

Son bir yıl içerisinde yaşadığımız bu alternatif zamanda gördük ki, özellikle mekan bağımsız ortamların desteklenmesi çok önemli. Mesela pandemi ile birlikte birçok büyük iş yeri ofislerde çalışma süresini azalttı ya da tamamen kaldırdı. Dolayısıyla çalışanlar, farklı mekanlardan kurum networküne ulaşmaya başladı. Bu sistemi uygulayabilmek de beraberinde bazı temel zorunluluklar getirdi. Bunların başında tahmin edildiği gibi güvenlik geliyor. Bildiğiniz üzere siber güvenlik konusu A’dan Z’ye tüm kurumların, tüm sektörlerin ana konusu olmuş durumda.

Dijital dönüşümün temelinde zaten mobilite var. Bu da ofislerden diğer mekan bağımsız ortamlara, her alana gidebiliyor. Hal böyle olunca biz, Mobil, Bulut, IOT üçgeninde ilerliyoruz. Bu ilerleyiş de her noktada güvenliği ön plana çıkarıyor.

Biz Aruba olarak, insanların mekan bağımsız ya da uzaktan çalıştıkları her noktada “zero trust” denilen yani sıfır güvene dayalı güvenlik politikaları ile kusursuz bir şekilde insanları verimli kılmaya çalışıyoruz.

 

Özellikle sağlık sektöründe pandeminin de gündeme gelmesiyle veri yükünde ciddi bir artış oldu. Belli başlı değişikliklerin akabinde dijital dönüşüm bu sektörde de oldukça önemli bir konu haline geldi, bu yöndeki çalışmalar da hız kazandı. Bu sektör özelindeki yorumlarınız neler?

Kesinlikle, sağlık sektöründe şu an aşırı bir veri yükü mevcut. Durum böyle olunca da güvenlik açısından tedbirli olmak, riskleri sıfıra indirgemek aynı zamanda da verimliliği sağlamak önemli gereklilikler arasında sayılabilir.

Sektör özelinde, bir yandan pandeminin sebep olduğu artan hasta sayısı bir taraftan da sektörün teknoloji ve dijital servisleri benimsemesi kendi alanında ciddi manada bir artış gösteriyor. Geçen yıl Aruba’nın yaptığı bir araştırmada, özellikle sağlık sektöründe çalışan bilişim teknolojileri yöneticilerinin yüzde 74’ünün yapay zekayı, yüzde 76’sının nesnelerin internetini, yüzde 71’inin de makine öğrenimi konusunda o uygulamalarda kendi şebekelerine bunları dahil etmeye başladıklarını gösteriyor.

“Biz Aruba olarak hep şundan bahsediyoruz: Kenar Teknolojiler.”

Sağlık teknolojilerini kenar teknolojilerle buluşturmak da haliyle en önemli husus oldu. Hepimiz veri oluşturuyoruz. Bu verileri, verimli bir şekilde işlemek bizim için çok kıymetli. Bunu yapmak isteyen sağlık kuruluşları, verileri ağın kenar katmanına dek takip ediyorlar, bu veriyi kendi kaynağında gerçek zamanlı yakalıyorlar. Bunları da bir merkeze aktarmaları gerekiyor. Bu noktada, verinin anlamlandırılması, verimli bir şekilde yorumlanması büyük önem taşıyor. Yani veri, doğru şekilde analiz edilmeli ve sonrasında güvenli olarak depolanmalı.

Artık öğrenen şebekeler var. Yani, o gün ve diğer zamanlarda o networkün yaşadığı trafiği öğreniyor. Anormal bir durum olduğunda ise IT yöneticisine uyarı veriyor veya eğer yapabiliyorsa problemi kendisi düzeltiyor. Biz Türkiye’de artık bu networkleri kurmaya başladık. Özellikle de sağlık sektörünün diğer sektörlere nazaran bu yapıdan çok daha fazla faydalanacağını düşünüyoruz.

Verinin güvenli depolanması hususuna gelecek olursak, networklerin sayısı gittikçe artıyor ve artmaya da devam edecek. Dolayısıyla, nesnelerin interneti bizim için çok büyük bir önem arz ediyor. Özellikle sağlık kuruluşlarının doğru çözümleri ortaya koymak için çok hassas ekipmanları bulunuyor.

Pandemi döneminde ise sağlık sektöründeki dijital araçlar, bu araçların çözümleri, hepsinin bir araya gelmesi ciddi bir akış ve idare etme sanatı gerektiriyor. Bu noktada biz Aruba olarak, IT yöneticilerinin hayatlarını kolaylaştırıyoruz.

 

Peki, bir sağlık kuruluşu Aruba’nın kapısını çaldığında, Aruba bu kuruluşlara hangi avantajları sağlayacak, ne gibi kolaylıklar sunacak ve ne şekilde destek verecek? Kısaca özetleyebilir misiniz?

Bizim esas amacımız oradaki IT yöneticilerinin hayatını kolaylaştırmak. Onların hayatı kolaylaşsın ki içeride kullandıkları network ya da alt yapı hizmetlerinde bir problem yaşamasınlar ve hastanenin diğer problemlerini, oradaki hasta ya da ziyaretçi deneyimlerini yukarıya çekecek informasyonda bulunsunlar. Biz Aruba olarak öyle bir alt yapı kuruyoruz ki, bu alt yapı içerideki tüm ekipmanların, tüm çalışanların ve o networkü kullanan herkesin bu deneyimi yaşadığı noktada, her birine kusursuz bir servis veriyoruz.

İyi bir kullanıcı deneyimi elde edebilmek için mutlaka ön planda iyi bir internet hizmeti verebiliyor olmak gerekli. Çünkü kullanıcı, sizin arka plan uygulamalarınıza bakmak yerine, sağladığınız hizmetten aldığı konfor ile sizi değerlendirir. İşte, bir IT yöneticisinin amacı da ön yüzde kullanıcının en iyi hizmeti almasını, dolayısıyla da müşteri memnuniyetini sağlamaktır. Bizler de IT yöneticilerini bu amaçlarına ulaştıracak bir alt yapı hizmeti sunuyoruz. Bunu yaparken, sürekli çalışan bir alt yapıdan bahsediyoruz.

Bir problem yaşanması halinde ise, IT yöneticilerinin uzun süre uğraşmalarını gerektirmeyecek ara yüzler kullanıyoruz. Bu ara yüzler, bir nokta atışı ile problemin nerede olduğunu görüp, önlem alabiliyorlar.

Bunun yanı sıra, Aruba öncesinde diğer üreticilerden satın alınan ürünler var ise, onları da bu networke dahil edip yapılan yatırımı zayi etmeme konusunda kullanıcılarımıza kolaylık sağlıyoruz.

İlaveten, servis ve bakım konusunda Türkiye’nin dört bir yanına kadar uzanan muazzam bir ekosistemimiz var. Bir problem yaşanması halinde, biz çok kısa bir süre içerisinde işi bilen, deneyimli teknik ekibimizi derhal yönlendiriyoruz. Bu problemlerin bazılarını uzaktan müdahale ile çözümlüyoruz, bazılarında ise saha ekibimizi yönlendirerek kullanıcılarımıza mutlak destek sağlıyoruz.

Bir de en önemli avantajlarımızdan diyebileceğim, ömür boyu garanti hususu var. Biz ürünlerimizin ömür boyu garantisini kullanıcılarımıza sunuyoruz. Örneğin, cihazda bir problem yaşandı. Diğer üreticilerin aksine, cihazı doğrudan bize göndermelerini talep etmiyoruz. Çünkü hali hazırda işleyen bir sistem var ve cihaz eksildiği takdirde bu sistem belli oranda aksayacak. Biz muadil bir ürünü öncelikle kullanıcımıza gönderiyoruz. Onlar gerekli aktarımları bu cihaza yapıyorlar ve akabinde arıza yaşadıkları ürünü bize gönderiyorlar. Dolayısıyla problem süreci dahilinde de sistem aksamadan çalışmaya devam ediyor.

Diyelim ki, üründeki problem çözülmedi ve değişim gerekiyor. Biz bu noktada da ömür boyu garanti sunduğumuz için, satın alım üzerinden ne kadar süre geçmiş olursa olsun, yani artık aynı ürün üretilmiyor olsa bile değişimi yüksek model muadil ürünle sağlıyoruz. Müşterimize en yüksek teknolojiyi sunmaya her daim devam ediyoruz.

Kısaca, biz IT birimlerinin işini o kadar kolaylaştırıyoruz ki, onlara yüksek oranda “zaman” kazandırıyoruz ve onlar da kurumlarına faydalı olmak adına yeni işlere daha kolay adapte olabiliyor, kazanca fayda sağlayabiliyorlar.

 

Her sektörde bir kurumun tam müşteri memnuniyeti sağlamasındaki en önemli gerekliliklerden biri de konusunda bilgili ve tecrübeli kalifiye elemanları bünyesinde bulundurmak. Siz kendi sektörünüz için bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda yapmış olduğunuz destek çalışmalar var mı?

Bizim sektörümüzde özellikle sahada teknik donanımlı, işin nasıl çalıştığını bilen ve bir işin metodolojisinin diyagramını çizerek gerektiğinde yorum yapabilecek aktif eleman sayısı gerçekten çok az. Teknik ekipleri genelde ara eleman olarak görürler ancak ben her zaman bu kişileri ana eleman olarak değerlendirmişimdir. Ve bizim bu konuda gerçekten nitelikli elemana ihtiyacımız oluyor.

Sahada görevli teknik elemanlarımız da işin ve temsilin önemli bir kısmını üstleniyorlar, kurumumuz adına müşteriye karşı ciddi sorumluluk alıyorlar. Müşterilerimizle bir araya gelerek kurulumu gerçekleştiriyor, aktive ediyor, bakımını yapıyor ve gerekli durumlarda servis hizmeti sağlıyorlar.

Her zaman desteklediğim bir sistem var. Özellikle meslek liseleri ve meslek yüksek okullarında eğitim almış öğrencileri, öğrencilik zamanlarından itibaren oyuna dahil etmek gerekiyor. Buradaki öğrenciler de zaten mezuniyetleri sonrasında iş bulma konusunda kaygısı olan kişiler. Dolayısıyla bu öğrencilere teknik ekipman, eğitmen gibi tüm destekleri sağladığımızda gerçekten işinde mutfaktan yetişmiş, donanımlı, deneyimli kalifiye elemanlar yetiştirmiş oluyoruz. Okullardaki eğitim kesinlikle oldukça kuvvetli ancak işi yerinde öğrenmek de çok büyük bir avantaj sağlıyor.

 

Aruba olarak en önemli değeriniz ve sektördeki farkınız nedir?

İngilizce’de şöyle bir cümle vardır: “Customer First, Customer Last.” Ben bu cümleyi Türkçe’ye şu şekilde çevirdim: “Varsa Yoksa Müşteri”

Aruba olarak, müşteriyi en fazla odağına alıp, o odağın etrafında müşterisine çözüm, hizmet ve servis sunan, onların sorunlarına çözüm bulan “EN” fazla müşteriyi, müşteriden daha fazla onu düşünen bir yapı olduğumuzu söyleyebilirim. Bizim tüm ekibimiz bu şekilde düşünüyor ve hepimizin odağında müşteri vardır.

Müşteri segmentimizde ağırlıklı olarak kampüs şebekeler yani üniversite, okul ve hastaneler bulunuyor. Bugüne dek çözülemeyen bir sorun ve memnuniyetsiz bir müşteri ile hiç karşılaşmadım. Aksine her zaman yeni hizmetlerimiz için memnuniyet doğrultusunda iletişimde olduk ve iş birliklerimizi geliştirdik.

 

Eklemek istedikleriniz var mıdır?

Çok sevdiğim ve sıklıkla kullanmaktan keyif aldığım bir cümle vardır: “Bizi geçmişten bugüne teknolojik bağlamda ne getirdiyse, bundan sonrasına taşımayacak.”

Bizim peşinde koştuğumuz en önemli husus sürekli gelişim ile insan hayatını kolaylaştırmak. Bu bir IT yöneticisinin ya da hastanın hayatı olabilir. Aruba olarak, insan hayatına dokunan ve kullanıcıların aldıkları hizmetten memnun kalmalarını sağlayan ürünleri üretmekten keyif alıyoruz.

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here