Lilly İlaç, İkinci Kez Türkiye Etik Ödülü’nün Sahibi Oldu


Lilly İlaç, etik değerlere önem vererek bunu iş yapış şekline dönüştüren şirketlerin ödüllendirildiği ETİKA Türkiye Etik Ödülü’nü iki yıl üst üste kazandı.   

Türkiye’de etik liderlerin yetiştirilmesine öncülük etmek, gençlerin etik değerlere sahip çıkmasını sağlamaya katkıda bulunmak ve etik alanında çalışmalar yapabilmelerine yardımcı olmak amacıyla kurulan Etik Değerler Merkezi Derneği (EDMER) tarafından bu yıl ikincisi verilen ETIKA 2013 Türkiye Etik Ödülleri sahiplerini buldu.

EDMER’in,“Etik ve Etik Yönetimi, İtibar Yönetimi, Kurumsal Yönetim ve Yönetişim, Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Liderlik, Kanun ve Mevzuat” başlıkları altında 80 sorudan oluşan anketine katılan ve uluslararası standartlara göre yapılması gereken uygulamaların üçte ikisinden fazlasını yerine getiren 14şirket, ETİKA 2013 Türkiye Etik Ödülü’nü almaya hak kazandı.

EDMER Kurucu Genel Başkanı Bülent Şenver İstanbul’da yapılan ödül töreninde “Etik değerlere önem veren ve şirket yönetimlerinde iş ahlakı ve etik değerlere bağlı olarak faaliyetlerini sürdürme konusunda titiz davranan şirketlerimizin ödüllendirilmesini, toplum önünde itibarının artırılmasını sağlamak ve diğer şirketlerimizin de etik konusundaki duyarlılıklarını artırmak amacıyla geçen yıl başlattığımız “Türkiye Etik Ödülleri” çalışmasına bu yıl da ilgi artarak devam etti” diye konuştu. Şenver, 900 şirkete gönderilen soru formuna %55oranında geri dönüş aldıklarını belirtti. Ödül kazanan şirketler arasında sıralama yapmadıklarını vurgulayan Şenver, “Bu şirketlerin listeye girmesini sağlayan en önemli faktör, özellikle etik, itibar ve kurumsal yönetişim kategorilerine verdikleri cevaplar oldu” diye konuştu.

ETİKA Ödülü kazanan şirketler arasında yer alan Lilly İlaç’ın Genel Müdürü Kadir Tepebaşı, ödül töreninin ardından yaptığı açıklamada, Lilly’nin etik değerlere verdiği önemi vurguladı. Tepebaşı, “Lilly’de kurulduğumuz 1876 yılından bu yana işimize kılavuzluk eden üç temel değerimiz, dürüstlük, mükemmellik ve insana saygıdır. Bizim için, işimizi nasıl yaptığımız, işin kendisi kadar önemlidir ve çalışanlarımızın davranışları şirket değerlerimizi yaşatır nitelikte olmalıdır. Şirket olarak tüm çalışanlarımızdan, şirketimizin faaliyetiyle ilgili herkese; hastalara, tüm sağlık hizmeti sağlayıcılarına, tedarikçilere, iş ortaklarına ve içinde bulunduğu topluma karşı büyük bir sorumluluk bilinciyle hareket etmelerini bekliyoruz. Çalışanlarımızdan beklentimiz sadece iş perfomansı göstermeleri değil, bunu etik ve uyum felsefesini yaşatarak yerine getirmeleridir” diye konuştu.

Etik ilkelerin Türkiye’de toplumun her kesiminde benimsenmesi ve uygulanması, etik konusunda farkındalığın artırılması açısından EDMER gibi oluşumların son derece önemli olduğunu vurgulayan Tepebaşı, “Şirketimizin geçen yıl olduğu gibi bu yılda ikinci kez ETİKA ödülü ile ödüllendirilmesi bize, şirket olarak, etik anlayışın yerleşmesi konusunda doğru yolda olduğumuzu gösteriyor” dedi.

Lilly’nin faaliyette bulunduğu tüm ülkelerde son derece etkin bir Etik & Uyum Programı uyguladığını vurgulayan Lilly Etik ve Uyum Direktörü Sandra Levi de “Başarılı bir programda sadece uyulması gereken kuralları ortaya koymak yeterli olmuyor. Tüm çalışanların eğitimi, etkin iletişim platformlarının var olması, her çalışanın merak ettiği her konuda bir cevaba ulaşabiliyor olması da büyük önem taşıyor” diye konuştu.

Bu nedenle şirket içinde etik ve uyum konusunda çalışanlarla çeşitli faaliyetler yürüttüklerini vurgulayan Levi, “Şirketimizde farklı departmanlardan arkadaşlarımızın oluşturduğu etik elçileri belirledik. Etik elçilerimiz, bir yandan yakın çalışma arkadaşlarının ihtiyaçlarını belirleyip, bunları gelişim önerileri olarak bizlerle paylaşırken bir yandan da ekiplerine, kural ve uygulamaların şirketimize kazandırdıklarını birebir iletişimle aktarma imkanı buluyor” dedi.

Levi, şirket içinde belli aralıklarla sohbet toplantıları düzenleyip çalışanların etik ve uyum konusundaki sorularına yanıtlar bulmaya, karşılaştıkları olayları birlikte değerlendirmeye, şirketin vizyonu çerçevesinde çözümler üretmeye çalıştıklarını belirterek “Bu konuya verdiğimiz önemi vurgulamanın dışında çalışanlarımızla sürekli aktif iletişim içinde olarak herkes tarafından konunun içselleştirilmesi için çalışıyoruz” diye konuştu. Lilly’de çalışmaya başlayan herkesin karşılaştığı ilk kaynağın“Kırmızı Kitap” olduğunu da vurgulayan Levi, “Bu kaynak tüm çalışanlar için,  Lilly’nin etik ve uyum felsefesini ve çalışma koşullarını özetleyen bir nevi pusuladır” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here