Kornea Nakli Bekleyen Hastalara Müjde!

31Keratokonus Tedavisinde Yeni Buluş

Organ bağışları, nakil için korneanın temin edilmesinde bilinen tek kaynak. Türkiye’de kornea nakli için binlerce kişilik uzun bir bekleme listesi var. Dünya çapında da durum çok farklı değil. Kornea nakli için sıra bekleyen hastaların önemli bir bölümünü keratokonus hastaları oluşturuyor.

Keratokonus, çok ciddi görme kaybı oluşturabilen ve tek tedavisi kornea nakli olan önemli bir sağlık sorunu. Keratokonus hastalığında kornea tabakası incelir ve dikleşir. Hastalık yavaş veya hızlı ilerleyebilir. Kornea yüzeyindeki dikleşme sonucu hastada ilerleyici miyop ve ilerleyici astigmat gelişir. Görme gittikçe kötüleşir ve hastalığın son evresinde körlüğe yakın bir düzeye gelir.

Çocukluk döneminde gözleri sık sık ovuşturmak keratokonus hastalığına sebep olabiliyor.

Neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmese de, çocuklukta gözlerin sık sık ovuşturulması, alerjik bünye ve genetik yatkınlık durumlarında bu hastalığın daha sık görüldüğü biliniyor.

Özel Veni Vidi Göz Hastanesi, sağlıklı her 500 kişiden birinde görülen ve gözün en önündeki saydam dokunun yani korneanın incelmesiyle oluşan keratokonus hastalarına yeni bir tedaviyle umut oluyor.

New York Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. John Kanellopoulos tarafından geliştirilen bir tedavi (The Athens Protocol) hastaların büyük bir kısmında kornea nakline olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor veya kornea naklini yıllar sonrasına erteliyor.

Kornea nakline olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor veya erteliyor.

Veni Vidi Göz Hastanesi Medikal Direktörü Op. Dr. Ertan Sunay, bu tedavi yöntemi hakkında şu bilgileri verdi:

“Keratokonus hastalığı ilerlediğinde görme oldukça azalır. İlerlemiş keratokonus hastalığı tedavisinde genel kural, görmenin % 10’a düşmesi durumunda kornea nakli yapılmasıdır. Günümüzde, bu denli ilerlemiş durumdaki keratokonus hastalarında kornea nakline gerek duyulmasını engellemek veya bu ihtiyacı uzun yıllar sonrasına ötelemek artık mümkün. New York Üniversitesinden Prof. Kanellopoulos’ un geliştirdiği ve bizim de Keratokonus Merkezimizde uyguladığımız tedavi yönteminde, hastanın korneasına önce tek bir seansta peş peşe iki tür lazer tedavisi (TPTK ve corneal wavefront) uygulanır ve hemen sonra göze B2 vitamini damlası damlatılarak ultraviyole ışık tedavisi yapılır. Bu tedavi yöntemiyle hastalarda % 97 olasılıkla keratokonus hastalığının ilerlemesi durur ve hastanın görme oranında belirgin artış elde edilir.

Tedavide temel prensip, özel bir excimer lazer yöntemiyle kornea yüzey düzensizliğinin ortadan kaldırılması ve hemen sonra da B2 vitamini & Ultraviyole ışınım kompleksiyle kornea dokusunun sağlamlaştırılmasıdır. Alınan sonuçlar, son derece yüz güldürücüdür.”

Popüler Yazılar

BizPoint
 
Expomed